Merak Ettikleriniz

UHT süt nedir?

UHT, gıda teknolojisinde "Ultra High Temperature" (Çok Yüksek Sıcaklık) sözcüklerinin ilk harflerinden oluşan bir kısaltmadır. UHT sütler, tüketici tarafından sterilize, kutu ya da uzun ömürlü süt olarak da tanımlanırlar. Özel bir teknolojik işlemle süt, 135-150 derecede 2-6 saniye tutularak içinde bulunan ve sütün bozulmasına neden olabilecek, hastalık yapabilecek tüm mikroorganizmalardan arındırılır. Aseptik şartlarda doldurulan karton kutularda ya da polietilen plastik şişelerde piyasaya arz edilir. Teknolojisi gereği soğuk zincire gerek kalmadan raf ömrünün sonuna kadar dayanan bu sütler kesinlikle katkı maddesi içermez.

UHT (Çok Yüksek Sıcaklık İşlemi) nasıl gerçekleştirilir?

Modern bir UHT tesisinde, süt, kapalı bir sistemde dolaşarak ön ısıtma, UHT işlemi, homojenizasyon, soğutma ve aseptik olarak paketlenme aşamalarından geçer. Kapalı sistemde pompalanan süt ilk olarak 80°C lik ön ısıtma aşamasından geçirilir. Daha sonra 2 ile 6 saniye süreyle doğrudan 135-150 °C'ye ısıtılır. Hızla oda sıcaklığına soğutulan süt, her türlü dış etkiye kapalı sistemlerde dolumu gerçekleştirilerek, hiçbir katkı maddesi kullanılmadan aseptik olarak paketlenir. UHT işlemi, sütün raf ömrü süresince tamamen hijyenik bir ortamdan sağlıklı bir şekilde tüketicilere ulaşmasını sağlar.

Uzun ömürlü sütte katkı maddesi var mıdır?

Uzun ömürlü süt hiç bir katkı maddesi içermeksizin, UHT ve aseptik ambalajlama teknolojisi ile uzun ömürlü hale gelmektedir. UHT teknolojisinde süt çok kısa bir süre yüksek ısıya tabi tutularak içindeki bozulmaya neden olabilecek zararlı mikroorganizmalardan arındırılır. Aseptik özel ambalajı sayesinde, hava ve ışık gibi dış etkenlerin süte ulaşması engellenir. Sonuç olarak, sütün raf ömrü süresince oda sıcaklığında tazeliğini koruması sağlanır.

Pastörize süt ve UHT süt arasında ne fark vardır?

Pastörizasyon, çiğ sütte bulunan hastalık yapıcı mikroorganizmalardan kaynaklanan sağlık risklerini ortadan kaldırmak amacıyla, kapalı sistemlerde gerçekleştirilen bir ısıl işlem tekniğidir. Pastörizasyon, sütün 72°C'ta en az 15 saniye (veya eşdeğer şartlar) tutulmasıyla gerçekleştirilir.
UHT yöntemi, uzun ömürlü sütlerin üretiminde kullanılan, sütün 135-150°C arasında değişebilen yüksek sıcaklıklarda 2-6 saniye tutulmasıyla gerçekleştirilen ve aseptik paketlemeyle son bulan bir üretim yöntemidir. UHT sütlerin raf ömrü, ambalajı açılmadığı taktirde oda sıcaklığında 4-5 aydır.

UHT kutu süt ambalajı hakkında bilgi verir misiniz?

UHT sütün paketlenmesinde kullanılan ambalaj malzemesi; baskı ile beraber 7 katmandan oluşmaktadır. Polietilen, alüminyum folyo ve kağıt katmanlardan oluşan ambalaj malzemesi; ürüne ısı, ışık, nem, hava geçişini engellemekte ve son kullanma tarihine kadar ürünün tazeliğini korumasını sağlamaktadır.

Uzun ömürlü süt kaç gün dayanır?

Uzun ömürlü süt üretim teknolojisinde, süt çok kısa bir süre yüksek ısıya tabi tutularak içindeki tüm mikroorganizmalardan arındırılır. Aseptik özel ambalajı sayesinde, hava ve ışık gibi dış etkenlerin süte ulaşması engellenir. UHT süt, ambalajı açılmadığı taktirde raf ömrü boyunca, oda sıcaklığında tazeliğini korur. Ancak ambalajı açıldıktan sonra buzdolabında(+4°C) saklanmalı ve 2 gün içerisinde tüketilmelidir.

Pastörize, UHT sütler kaynatılmalı mıdır?

Tüketime hazır olarak piyasaya arz edilen pastörize ve uzun ömürlü sütler, herhangi bir ısıl işlem uygulanmaksızın tüketilebilir.

Laktoz intolerans nedir?

Laktoz intoleransı, süt şekeri laktozun yeterli sindirilememesinden kaynaklanır. Bu yetersizlik insan vücudunda doğal olarak bulunan laktaz enziminin eksikliğindendir. Alınan laktozu sindirebilmek için, laktaz yeterli olmadığı zaman genel olarak gözlemlenen semptomlar; dolgunluk, şişkinlik, gaz, mide bulantısı, kramplar ve ishaldir. Bu semptomlar laktoz alındıktan 1/2 ile 2 saat sonra görülebilir. Semptomların şiddeti, kişinin laktozu tolere edebilmesine göre değişir. Laktaz enzimi normalde ince bağırsak hücreleri tarafından üretilir. Laktaz enzimi, laktozu daha küçük formları olan galaktoz ve glukoza parçalar. Laktoz intoleransı olan tüketicilerimize sade süt tüketimi yerine; laktaz enzimi kullanılanarak üretilmiş laktozsuz süt veya sütün bileşimindeki laktozun küçük formlara parçalandığı fermente süt ürünlerini (yoğurt,ayran, beyaz peynir vb.) tüketmeleri önerilmektedir.

Pınar Denge Laktozsuz Süt nedir?

Pınar Süt Fonksiyonel ürün grubunda yer alan Pınar Denge Laktozsuz Süt, laktozsuz özel formülü ile laktoz intolerant tüketicilerimize uygun olarak hazırlanmıştır. Laktoz intoleransı olan tüketicilerimiz, Pınar Denge Laktozsuz sütümüzü kolayca hazmedebilir ve süt gibi mucize bir besin kaynağından faydalanabilirler.

Pınar Denge Kalsiyum Süt nedir?

Kemiklerin ve dişlerin %99'u kalsiyumdan oluşur, kalsiyumun eksikliği kemiklerde zayıflamaya neden olur. Özellikle ülkemizde de yaygın olan kemik erimesi ve ileri yaşlarda kadınlarda görülen osteoporoza sebep olan kalsiyum eksikliğine karşı destek olmak amacıyla üretilen Pınar Denge Kalsiyum Süt, A, D ve E vitaminleriyle zenginleştirilmiştir. Pınar Denge Kalsiyum süt, kemik ve dişlerin gelişmesine ve kemik sağlığının korunmasına yardımcı olur. İçerdiği A vitamini, görüşü güçlendirmeye yardımcı olur; D vitamini vücut tarafından kalsiyumun emilmesine yardımcı olur; E vitamini de antioksidan etkiye sahiptir.

Pınar Denge Omega 3 Süt Nedir?

Omega-3, insan vücudunda üretilemeyen ve dışarından besinler yolu ile alınması gereken çoklu doymamış yağ asitleridir.

Pınar Süt Fonksiyonel ürün grubunda yer alan Pınar Denge Omega 3 Süt, Omega 3 yağ asitleriyle zenginleştirilmiş özel formülü sayesinde, vücudunuzun bağışıklık sistemini güçlendirir ve direncini artırır. Yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olur ayrıca, beynin yapı taşı olup hamilelik döneminde yeni doğan bebeklerin gelişimi için önemlidir.

Bebeklerin 6 aydan itibaren tüketebileceği Pınar Süt ürünleri nelerdir?

Pınar İlk Adım Devam Sütü
Anne sütünden sonra, doğru ve yeterli beslenmenin devam etmesi bebeklerin gelişimi için çok önemlidir. Pınar İlk Adım Devam Sütü uzman tavsiyeleri doğrultusunda ve 6. aydan itibaren bebek ve küçük çocukların gelişimine katkıda bulunacak vitamin ve mineralleri ile beslenme ihtiyaçları göz önünde bulundurularak geliştirilmiştir. Tarım Bakanlığı tarafından yayınlanan Devam Formülleri Tebliği’ne uygun olan İlk Adım Devam Sütü; içerdiği 13 vitamin ve 13 minarel ile çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimine yardımcı olur. Sofra şekeri ilavesizdir.Protein kaynağı olarak inek sütü kullanılmıştır.

Pınar İlk Adım Devam Sütü içerisindeki;

Çinko: Enerji metabolizmasında doku oluşumunda yardımcı faktör olabilir.

C Vitamini; kemik, kıkırdak ve dişlerin gelişimi ve yapılanmasında yardımcı olabilir.

B vitaminleri; Karbohidratlardan enerji sağlanmasında ve normal büyümeye yardımcı olabilir.
Enerji metabolizmasında doku oluşumunda yardımcı olabilir. Kan hücrelerinin oluşumuna yardımcı olabilir.
Demir, kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda yardımcı olabilir.

D vitamini, Kalsiyum ve Fosfor kemik ve dişlerin gelişimine yardımcı olabilir.

Türk Gıda Kodeks Devam Formüllerine göre İlkadım Devam Süt’ü aşağıdaki vitamin ve mineralleri içermektedir.

Mineraller: kalsiyum karbonat, çinko klorür, sodyum klorür, potasyum klorür, mangan sülfat, trikalsiyum fosfat, çinko sülfat, magnezyum oksit,bakır sülfat, demir-II-sülfat, potasyum iyodür, Sodyum Selenit, sodyum florür.

Vitaminler: C, niasin, E, pantotenik asit, B6, tiamin, A, riboflavin, folik asit, K, D, biotin, B12'dir.

Pınar Labne:
Hijyenik ortamda el değmeden üretilen Pınar Labne, kendine has bir lezzete sahiptir. Doktorunuza danışarak, 6.aydan itibaren bebeğinizin beslenmesinde kullanabilirsiniz.

  • Bebeklerin düzenli olarak mama yemeye 6. aydan sonra başladığı bilinmektedir,
  • Pastörize sütten en sağlıklı koşullarda üretilmektedir. %100 doğal ve katkısızdır.
  • Pınar Labne, tuz oranının uygunluğu, pütürsüz yapısı, mamaya kolay karışması ve nötr tadı sayesinde bebek tarafından kolayca kabul edilmekte ve anneye kolaylık sağlamaktadır.
  • Sindirimi kolaydır. Kıvamı ve nötr tadı bebekler için uygundur.
  • Zengin Protein ve Kalsiyum kaynağı olduğundan besleyicidir,
  • Şekersiz olduğundan bebekler için uygundur.
Pınar Et canlı hayvan ihtiyacını nasıl karşılıyor?

Pınar Et hammadde ihtiyacını Ege ve İç Anadolu Bölgeleri'nde sütünü topladığı süt üreticisinin yerli kültür ırkı, en kaliteli ve en değerli besi hayvanlarını alarak sertifikalı besicilik yapan kardeş şirket Çamlı Besicilik ve kendisine sözleşme ile bağlı çiftliklerdeki hayvanları alarak karşılamaktadır.Canlı Hindi ihtiyacının tamamını ise bir Yaşar Holding şirketi olan Çamlı Yem ve Besicilik A.Ş. nden temin etmekte; Çamlı Yem ve Besicilik A.Ş. ürettiği yumurta, civciv ve yemleri kullandırarak, kadrolu uzman veteriner hekimlerinin kontrol ve denetiminde, hijyen ve sağlık şartları en üst düzeyde sağlanmış kapalı kümeslerde sözleşmeli yetiştiricilik modeli ile yetiştirdiği hindileri Pınar Et'e teslim etmektedir.

Ürünlerinizde kullanılan etler İslami usullere göre kesilmiş, helal etler midir?

Pınar Et sunmakta olduğu et ve et ürünlerinin islami usullere uygun olduğunu ve bu yönüyle daima kontrol ve takip altında tutulduğunu ilgili kurumlardan aldığı denetim ve belgelerle taahhüt etmektedir.

Donuk et ürünleriniz koruyucu katkı maddesi içeriyor mu?

Donuk ürünlerimiz hiçbir koruyucu katkı maddesi içermemektedir. Bu gruptaki ürünlerimiz dondurularak korunduğundan, donuk zincir kırılmadan muhafaza edilmeleri son derece önemlidir.

Sucuk, salam ve sosislerinizde kullanılan katkı maddeleri insan sağlığına zararlı mıdır?

Ürünlerimizde sadece, Türk Gıda Kodeksi'nin izin verdiği katkı maddelerini, yine Kodeks’in izin verdiği ölçülerde kullanmaktayız. Bilimsel ve uzun çalışmalar sonucunda insan sağlığına zararlı olmadığı kanıtlanan katkı maddelerinin kullanımına Avrupa Birliği ilgili Direktiflerinde izin verilmekte, Türk Gıda Kodeksi de bu direktifler dikkate alınarak hazırlanmaktadır. Katkı maddeleri gıdaların üretiminde; teknolojik işlemlere yardımcı olma, raf ömrü süresince mikrobiyolojik bozulmayı önleme, besin değerini koruma, renk, görünüş, lezzet gibi duyusal özellikleri geliştirme gibi amaçlarla kullanılmaktadırlar. Kullanım miktarı; katkı maddesi kullanımındaki en önemli konuların başındadır. Pınar ürünlerinin tercih edilmesi, bu açıdan da önemlidir. Katkı maddeleri, Pınar ürünlerinde insan sağlığına uygun ve yasal mevzuatın öngördüğü miktarlarda kullanılmaktadır.

Sucuklarınızın içinde bulunduğu kılıflar insan sağlığına zararlı mıdır?

Sucuk portföyümüz içinde yer alan Pınar Kangal, doğal dana bağırsağına, diğer tüm sucuklarımız gıdaya uygun, endüstriyel üretim için özel olarak hazırlanmış kılıflara doldurulmaktadır. Gıdaya uygun endüstriyel kılıflar, sağlık açısından herhangi bir risk teşkil etmemekte olup, tüketicilerimize diledikleri taktirde gıdaya uygunluk sertifikaları beyan edilmektedir.

Pınar Et ürünleri hamileler tarafından tüketilebilir mi?

Ürünlerimiz, normal beslenme düzenine geçilmiş çocukluk çağlarından itibaren her yaş düzeyinde tüketilebilirler. Hamileler açısından da bir problem yoktur. Ancak beslenme açısından özen gösterilmesi gereken özel bir durumu veya rahatsızlığı olan kişilerin, doktorunun tavsiyelerine uyması önerilir.

Sucuk benzeri ürün ne demektir?

Türk Gıda Kodeksi Et Ürünleri Tebliği; sucukları, içerdikleri nem oranına ve asitlik düzeylerine göre, 'fermente sucuk' ve 'ısıl işlem görmüş sucuk benzeri et ürünü' olarak ikiye ayırmaktadır. Nem oranındaki ve asitlik düzeyindeki bu ayrım, sucuk üretim prosedüründeki farklı uygulamaların bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Fermente sucuklarda fermentasyon işlemi, asitlik pH 5,4 olacak şekilde, kurutma işlemi ise nem %40'ın altına düşünceye kadar devam eder. Isıl işlem görmüş sucuk benzeri et ürünlerinde ise, fermentasyon işlemine asitlik pH 5,8 oluncaya kadar devam edilir ve ısıl işlem uygulanarak fermentasyon sonlandırılır. Bu ürünlerde nem oranı %40'ın üzerindedir. Bu ürünlerin mikrobiyal güvenliği, belli bir noktaya kadar fermentasyonla yükselen asitlik ve ısıl işlemle sağlanır. Bu gruptaki ürünlerin etiketlerinde 'ısıl işlem görmüş sucuk benzeri et ürünü' yazması yasal bir zorunluluktur. Ne yazık ki ülkemizde bu yasal uygulamaya halen bazı üreticiler uymamakta, nemi %40'ın çok üzerinde ve neredeyse %50-55 oranında nem içeren,kurutulmamış ürünler etiketlerine "ısıl işlem görmüş sucuk benzeri et ürünü" ifadesi yazılmadan "sucuk" adıyla satılmakta ve tüketici aldatılmaktadır.

Sosis ve salamlarınız pişirilmiş mi, tekrar pişirmeye gerek var mı ?

Sosis ve salamlarımız, pastörizasyon sıcaklıklarında ısıl işlemden geçirilmekte olup, en fazla +4 oC'de muhafaza edildikleri ve ambalaj bütünlükleri korunduğu sürece raf ömrü sonuna kadar ilave bir ısıl işleme gerek olmadan tüketilebilirler. Tüketicilerimiz bu ürünleri, arzu ettikleri pişirme ve servis yöntemlerini kullanarak da tüketebilirler. Burada, zaman zaman bazı satış noktalarında muhafaza koşullarıyla ilgili olumsuzluklarla karşılaşılabildiğine dikkat çekmek isteriz.

Sucuk, salam gibi ürünlerinizin ambalajını açtıktan sonra ne kadar süre ve nasıl muhafaza etmeliyim?

Ambalaj atmosferi; sucuk, salam, sosis gibi et ürünleri için özel bir teknoloji ile oluşturulmuş olup, raf ömrü boyunca bu ürünleri koruyan en önemli faktörlerden biridir. Dolayısıyla ambalaj bütünlüğü bozulduktan sonra, etiketlerinde belirtilen son kullanma tarihi geçerliliğini yitirecektir. Bu durumda, uygun sıcaklıklarda (0oC ile 4oC arasında), uygun hijyenik koşullarda ve en kısa sürede (en fazla 3-4 gün) tüketilmeleri önerilir. Bu süre içinde tüketilemeyecek ürünler, uygun bir ambalaj malzemesine yerleştirilerek derin dondurucuda daha uzun süreler saklanabilirler. Ancak lezzete önem veren tüketicilerimize taze tüketmeye özen göstermeleri önerilir.

Market dolabındaki burgerlerinizde bloklaşma, karlanma ile karşılaştım, satın alıp tüketebilir miyim?

Donuk ürünler bireysel hızlı dondurma yöntemi (IQF) ile dondurulduktan sonra ambalajlanmaktadırlar; -18oC'de veya daha soğukta muhafaza edilmeleri gerekir. Aksi taktirde donuk zincir kırıldığından ürün çözünecek ve tekrar donduğunda da bloklaşma, karlanma, renkte koyulaşma gibi belirgin olumsuzluklar oluşacaktır. Bu durumdaki ürünlerin tüketilmesi lezzet açısından da uygun değildir. Bu ürünleri satın almayınız veya almış olduğunuz markete iade ediniz. Çözündürdüğünüz donuk ürünleri tekrar dondurmayınız.

Et ürününüzü aldım. Ambalajını açmadığım halde raf ömrü dolmadan küflendi. Nedeni ne olabilir?

Sosis, salam ve sucuk gibi et ürünlerinde ambalaj deformasyonu, bir süre sonra ürünün küflenmesine neden olabilmektedir. Ambalaj deformasyonu; ürünün taşınması, muhafazası, satışı gibi aşamalarda oluşabilmektedir. Ambalaj deformasyonları sonucunda oluşmuş gözle anlaşılamayacak kadar küçük delik, çatlak ve kırıklar dahi, zamanla küflenme gibi bozulmalarla karşılaşılmasına neden olmaktadır. Satın alma aşamasında ürün ambalajının ve içindeki ürünün tüketicilerimiz tarafından bu açıdan gözden geçirilmesinde fayda vardır.

Sosis, salam ve sucuğunuzu aldım, ambalajını açmadan sakladığım halde, tüketmek için açtığımda (raf ömrü dolmadan) kötü kokuyor?

Yukarıda da değinildiği gibi; sucuk, salam, sosis gibi et ürünleri +4oC'nin üzerindeki sıcaklıklarda muhafaza edilmemelidirler. Aksi taktirde ürünün raf ömrü, ürünün maruz kaldığı olumsuz muhafaza koşullarının şiddetine ve süresine bağlı olarak kısalacak ve bu tarz bozulmalarla karşılaşılabilinecektir.

Dondurulmuş gıdalar nasıl üretilir? Sağlıklı ürünler midir?

Bugün elimizin ulaştığı tüm marketlerde donuk ürünlerin satıldığı reyonlar yer almaktadır. Aslında evlerimizde de özellikle yaz mevsiminde bol olan bir çok gıdayı (özellikle sebzeleri) kış mevsiminde tüketmek üzere dondurarak saklamaktayız. Bizlerin küçük ölçekte yaptığımız bu işlem gıda sanayisinde en yeni teknolojiler uygulanarak büyük ölçekte ve gıdaların besleyici değerini maksimum düzeyde koruyacak şekilde gerçekleştirilmektedir.

Dondurma işlemi sırasında gıdanın sıcaklığı saniyeler içinde -18 dereceye veya daha da altına düşürülür. Böylece gıdaları bozabilecek kimyasal, mikrobiyolojik reaksiyonlar durdurulur. Bu işlem ile gıdanın besleyici değerinde hiçbir kayıp olmaz, taze hallerinden donuk hallerine geçerken besleyici değerlerini aynen korurlar. Donuk ürünlerin besleyici değerlerini korudukları beslenme ve gıda konularında en temel otoritelerin başında gelen Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, FDA, tarafından bilimsel verilere dayandırılarak açıklanmış, böylece donuk ürünlerin sağlık ve besleyecilik konularına karşı oluşabilecek negatif algılara tamamen son verilmiştir.

Dondurulmuş gıdalar tazelik ve lezzetlerini nasıl bu kadar uzun süre koruyabilirler?

Gıdaların tümünün içerisinde değişik oranlarda su bulunur. Örneğin pişmemiş etin içerisinde %80 oranında, sebzelerde ise % 85 oranında su vardır. Dondurma işlemi ile gıdaların içerisindeki su, çok hızlı bir sürede, saniyeler içinde buza dönüştürülür. Su buza dönüşünce gıdaların bozulmasına neden olacak mikroorganizmaların üreyip çoğalabilecekleri uygun ortam ortadan kalkmış olur. Bu nedenle dondurulmuş gıdaların içinde üreyip çoğalamazlar. Gıdaların içindeki suyun buza dönüşmesi ile gıdanın içinde yer alan ve besleyici özelliği olan proteinler ve yağlar ortamdaki oksijen ile reaksiyona giremezler. Böylece gıdanın besleyici değeri korunur. Lezzette ve yapıda meydana gelebilecek bozulmaların önüne geçilmiş olur. Dondurulmuş gıdaların besleyici değerleri dondurulmamış gıdaların besleyici değerleriyle eşittir.

Dondurulmuş gıdalar fabrikalarda hangi koşullarda ve nasıl üretilir?
  • Lezzetli, besleyici ve sağlıklı dondurulmuş ürün için, en taze ve en kaliteli ürünler kullanılır. Seçilen taze ürünler yıkama ve ayırma işlemlerini takiben ön soğutma işleminden geçirilir.
  • Ön hazırlık işlemi tamamlanan ürünlere soğuk hava akımı ile dondurma işlemi uygulanır. Gıda işletmelerinde yüksek teknoloji ile donatılmış, gelişmiş sistemlerde yapılan dondurma işleminde dondurucularda hava, güçlü fanlar yardımıyla gıda ile temas eder. Böylece hızlı ve kısa sürede taze gıdanın dondurulması sağlanır. Bu yöntemde kullanılan havanın sıcaklığı -30°C ile -45°C arasında değişir. Bu en modern teknoloji olan bireysel hızlı dondurma (IQF) yöntemidir. Bu yöntemde ürünler blok halinde değil tek tek (örneğin köfteler tek tek, börekler tek tek gibi) dondurulur. Bu şekilde gıdanın merkezindeki sıcaklık hızla - 18°C’ye düşürülür. Hızlı dondurma ile küçük buz kristalleri oluşur. Evlerimizde yaptığımız dondurma işleminde ise gıdanın merkezindeki sıcaklık hızla - 18°C’ye düşmediği için büyük buz kristalleri oluşur. Büyük buz kristalleri gıdanın besleyici değerinde az, ancak lezzetinde önemli derecede azalmaya neden olur. Bu nedenle, bireysel dondurma işlemi ile ürünün hem besleyici değeri hem de lezzeti en üst derecede korunmuş olur.
Beslenmede hayvansal proteinlerin önemi

Sağlıklı Beslenmede hayvansal proteinlerin önemi

Protein insan ve hayvanların büyümesi, gelişmesi, sağlığı, üremesi ve optimum performansı için gerekli bir besin öğesidir. Vücudumuzda kaslarda, kemiklerde, deride, saçta ve hemen hemen tüm dokularda bulunur. İnsan vücudunda hayati görevleri vardır. Bunlar arasında;

  • Büyümenin sağlanması ve devam ettirilmesi
  • Normal beyin gelişimi
  • Enzim, hormon ve diğer bileşiklerin yapımı (sentezi)
  • Sıvı ve elektrolit dengesinin sağlanması
  • Asit-baz dengesinin sağlanması
  • Enerji sağlama sayılabilir

Proteinler amino asitlerin bir araya gelerek birleşmesiyle oluşur. Bir örnekle açıklayacak olursak; amino asitleri tuğlaya proteinleri ise tuğlaların örülmesiyle oluşan duvara benzetebiliriz. Yani amino asitler olmadan proteinlerin olması mümkün değildir. Amino asitler yapılarında karbon, hidrojen ve azot bulunan moleküllerdir. Doğada 20 farklı amino asit vardır ve bu amino asitlerin farklı dizilişleriyle sonsuz sayıda farklı protein oluşabilmektedir. İnsan vücudunda yapılamayıp dışarıdan gıdalarla alınması gereken amino asitlere zorunlu amino asitler denir. İnsanlar için gıdalar ile alınması gereken dokuz zorunlu amino asit; histidin, isolösin, lösin, lizin, metionin, fenilalanin, treonin, triptofan ve valindir. Sağlıklı olmak için insan vücudunun tüm bu amino asitlere doğru oranlarda gereksinimi vardır. Beslenme açısından bakıldığında tüketilen protein miktarı değil bu proteini oluşturan amino asitlerin cinsi (tüm zorunlu amino asitlerin bulunması, bulunmaması veya bir kısmının bulunması) ve birbirlerine oranı önemlidir.

Proteinler hayvansal ve bitkisel kaynaklardan sağlanabilir. Süt ve süt ürünleri (yoğurt, peynir), et, balık, tavuk ve yumurta gibi hayvansal gıdalar insan vücudundaki proteinlerle aynı proteinleri içerirler. Bu proteinler tüm zorunlu amino asitleri uygun oranlarda içerdikleri için tam kaliteli proteinler olarak adlandırılır. Bu nedenle yukarıda proteinin görevleri olarak sayılan tüm fonksiyonların yerine getirilebilmesi için beslenmede kesinlikle hayvansal proteinlere yer verilmesi gerekir.

Çocuklarda hayvansal proteinin yaşam kalitesine etkileri

Çocuk beslenmesinde hayvansal protein tüketiminin önemi büyüktür. Protein; yağ ve glukoz ile birlikte bebek ve küçük çocuklarda normal beyin gelişimi üzerine etkilidir. Bu dönemde protein, yağ ve glukozun yetersiz alımı düşük IQ skoruna, okul başarısında düşüşe ve davranışsal bozukluklara neden olmaktadır. Hayvansal gıdalar yeterli miktarda enerji sağlama, yüksek kaliteli ve hızla sindirilebilen protein içermelerinin yanı sıra mikro besin öğelerince de (mineraller ve vitaminler) çok zengindir.

Bunlar arasında etteki demir, çinko, A vitamini ve B12 vitamini ile sütteki kalsiyum, B2 vitamini (riboflavin) ve B12 vitamini sayılabilir.

Çocukların beslenmesinde et ve et ürünlerinin önemi büyüktür

Hayvansal gıdaların protein dışında vitamin ve mineraller bakımından bu zengin besleyici özelliğini şöyle bir kıyaslama ile daha net görmek mümkündür. Bir çocuğun günlük enerji, demir, çinko gereksiniminin karşılanması için 1.7-2.0 kg mısır veya fasulye tüketilmesi gerekirken ki bu miktar bir çocuğun tüketebileceğinden çok fazladır, sadece 60 g et (bir avuç içi büyüklüğünde et, 2 veya 3 köfte gibi) tüketimi hem yeterli proteinin hem de bu besin öğelerinin sağlanması için yeterlidir. Ayrıca hayvansal protein kaynakları sağlığı olumlu etkilediği bilinen taurin amino asidi, selenyum ve uzun zincirli yağ asitlerince (balıklar) zengindir.

Hayvansal protein kaynaklarındaki protein insan vücudunda tamamen sindirilmekte ve kullanılabilmektedir. Benzer olarak zengin oldukları diğer besin öğeleri de vücut tarafından maksimum yararlılıkta kullanılır.

Aktif bir yaşam sürmede hayvansal proteinlerin önemi

Protein insan vücudundaki kasların ve dokuların temel yapı taşıdır. Sporcuların çoğunun sporcu olmayanlara göre protein ihtiyacı çok az fazladır. Bu ihtiyacın et, tavuk, balık, süt ve yumurta gibi hayvansal protein kaynaklarından sağlanması gerekir. Teorik olarak sporcuların yoğun egzersiz sonrası kas proteinlerinin yeniden oluşması için 30 gram proteine ihtiyacı vardır. Aşağıdaki Tablo’da gıdaların 30 gram protein sağlayacak miktarları görülmektedir.

Tablo. Gıdaların 30 gram protein sağlayan miktarları

Protein kaynağı

30 g protein sağlayan miktar

Etler

 

Tavuk, kırmızı et, hindi

126 g

Yumurta

 

Tam yumurta

Yumurta akı

250 g (5 büyük yumurta)

264 g (8 büyük yumurta)

Deniz ürünleri

 

Balıklar, kabuklu deniz hayvanları

126 g

Süt ve Süt ürünleri

 

Süt, yoğurt

Peynir

750 ml

140 g

Kuru yemişler ve kurubaklagiller

 

Fasulye ve bezelye

Kuru yemişler

410 g

725 g

Çalışmalar sporcularda kas proteinlerinin yeniden yapımı için zorunlu amino asitlere ve özellikle lösine gereksinim olduğunu göstermiştir. Hayvansal proteinler tüm bu amino asitleri uygun oranlarda içerdikleri için sporcu beslenmesinde etkin olarak yer almaları gerekmektedir. Genel öneri her 1 kilogram vücut ağırlığı için 0.25 gram yüksek kaliteli protein alınması önerilmektedir. Yani 70 kilogram ağırlığındaki bir sporcu yaptığı spora göre 98 gram ile 140 gram arasında değişen günlük protein gereksiniminin 17.5 gramını tam kaliteli protein içeren hayvansal gıdalardan sağlamalıdır.

Yararlanılan Kaynaklar

Boland ve ark., (2013) Fututre supply of animal derived protein for human consumption, Trends in Food Science & Technology, 29:62-73.

Churchward-Venne ve ark., (2014) Leucine supplementation of a low-protein mixed macronutrient beverage enhances myofibrillar protein synthesis in young men: a double blind, randomized trial, American Journal of Clinical Nutrition, 99: 276-258.

Jager ve ark., (2017) International Society of Sports Nutrition Position Stand: protein and exercise, Journal of the International Society of Sports Nutrition, 14: 20 DOI 10.1186/s12970-017-0177-8.

Neuman ve ark., (2002) Contribution of animal source foods in improving diet quality and function in children in the developing world, Nutrition Research, 22: 193-220.

Schwarzenberg SJ, Georgieff MK, AAP COMMITTEE ON NUTRITION. (2018) Advocacy for Improving Nutrition in the First 1000 Days To Support Childhood Development and Adult Health. Pediatrics. 141(2):e20173716

Van Valiet ve ark., (2018) Achieving optimal post-exercise muscle protein remodeling in physically active adults through whole food consumption, Nutrients, 10, 224; doi:10.3390/nu10020224

Volpi ve ark., (2003) Essential amino acids are primarily responsible fort he amino acid stimulation of muscle protein anabolism in healthy elderly adults, American Journal of Clinical Nutrition, 78: 250-258.

 
Bu içeriği paylaşın;
 
 
 

Copyright 2016 Yaşar Holding A.Ş.

Gizlilik ve Kullanım Koşulları/KVKK
 
Site by LuckyEye
 

PINAR İLETİŞİM MERKEZİ

444 76 27

 
CookieWeb sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. Daha fazla bilgi için gizlilik ve kullanım koşullarımıza göz atabilirsiniz.
X