Merak Ettikleriniz

UHT süt nedir?
UHT, gıda teknolojisinde "Ultra High Temperature" (Çok Yüksek Sıcaklık) sözcüklerinin ilk harflerinden oluşan bir kısaltmadır. UHT sütler, tüketici tarafından sterilize, kutu ya da uzun ömürlü süt olarak da tanımlanırlar. Özel bir teknolojik işlemle süt, 135-150 derecede 2-6 saniye tutularak içinde bulunan ve sütün bozulmasına neden olabilecek, hastalık yapabilecek tüm mikroorganizmalardan arındırılır. Aseptik şartlarda doldurulan karton kutularda ya da polietilen plastik şişelerde piyasaya arz edilir. Teknolojisi gereği soğuk zincire gerek kalmadan raf ömrünün sonuna kadar dayanan bu sütler kesinlikle katkı maddesi içermez.
UHT (Çok Yüksek Sıcaklık İşlemi) nasıl gerçekleştirilir?
Modern bir UHT tesisinde, süt, kapalı bir sistemde dolaşarak ön ısıtma, UHT işlemi, homojenizasyon, soğutma ve aseptik olarak paketlenme aşamalarından geçer. Kapalı sistemde pompalanan süt ilk olarak 80°C lik ön ısıtma aşamasından geçirilir. Daha sonra 2 ile 6 saniye süreyle doğrudan 135-150 °C'ye ısıtılır. Hızla oda sıcaklığına soğutulan süt, her türlü dış etkiye kapalı sistemlerde dolumu gerçekleştirilerek, hiçbir katkı maddesi kullanılmadan aseptik olarak paketlenir. UHT işlemi, sütün raf ömrü süresince tamamen hijyenik bir ortamdan sağlıklı bir şekilde tüketicilere ulaşmasını sağlar.
Uzun ömürlü sütte katkı maddesi var mıdır?
Uzun ömürlü süt hiç bir katkı maddesi içermeksizin, UHT ve aseptik ambalajlama teknolojisi ile uzun ömürlü hale gelmektedir. UHT teknolojisinde süt çok kısa bir süre yüksek ısıya tabi tutularak içindeki bozulmaya neden olabilecek zararlı mikroorganizmalardan arındırılır. Aseptik özel ambalajı sayesinde, hava ve ışık gibi dış etkenlerin süte ulaşması engellenir. Sonuç olarak, sütün raf ömrü süresince oda sıcaklığında tazeliğini koruması sağlanır.
Pastörize süt ve UHT süt arasında ne fark vardır?
Pastörizasyon, çiğ sütte bulunan hastalık yapıcı mikroorganizmalardan kaynaklanan sağlık risklerini ortadan kaldırmak amacıyla, kapalı sistemlerde gerçekleştirilen bir ısıl işlem tekniğidir. Pastörizasyon, sütün 72°C'ta en az 15 saniye (veya eşdeğer şartlar) tutulmasıyla gerçekleştirilir.

UHT yöntemi, uzun ömürlü sütlerin üretiminde kullanılan, sütün 135-150°C arasında değişebilen yüksek sıcaklıklarda 2-6 saniye tutulmasıyla gerçekleştirilen ve aseptik paketlemeyle son bulan bir üretim yöntemidir. UHT sütlerin raf ömrü, ambalajı açılmadığı taktirde oda sıcaklığında 4-5 aydır.
UHT kutu süt ambalajı hakkında bilgi verir misiniz?
UHT sütün paketlenmesinde kullanılan ambalaj malzemesi; baskı ile beraber 7 katmandan oluşmaktadır. Polietilen, alüminyum folyo ve kağıt katmanlardan oluşan ambalaj malzemesi; ürüne ısı, ışık, nem, hava geçişini engellemekte ve son kullanma tarihine kadar ürünün tazeliğini korumasını sağlamaktadır.
Uzun ömürlü süt kaç gün dayanır?
Uzun ömürlü süt üretim teknolojisinde, süt çok kısa bir süre yüksek ısıya tabi tutularak içindeki tüm mikroorganizmalardan arındırılır. Aseptik özel ambalajı sayesinde, hava ve ışık gibi dış etkenlerin süte ulaşması engellenir. UHT süt, ambalajı açılmadığı taktirde raf ömrü boyunca, oda sıcaklığında tazeliğini korur. Ancak ambalajı açıldıktan sonra buzdolabında(+4°C) saklanmalı ve 2 gün içerisinde tüketilmelidir.
Pastörize, UHT sütler kaynatılmalı mıdır?
Tüketime hazır olarak piyasaya arz edilen pastörize ve uzun ömürlü sütler, herhangi bir ısıl işlem uygulanmaksızın tüketilebilir.
Laktoz intolerans nedir?
Laktoz intoleransı, süt şekeri laktozun yeterli sindirilememesinden kaynaklanır. Bu yetersizlik insan vücudunda doğal olarak bulunan laktaz enziminin eksikliğindendir. Alınan laktozu sindirebilmek için, laktaz yeterli olmadığı zaman genel olarak gözlemlenen semptomlar; dolgunluk, şişkinlik, gaz, mide bulantısı, kramplar ve ishaldir. Bu semptomlar laktoz alındıktan 1/2 ile 2 saat sonra görülebilir. Semptomların şiddeti, kişinin laktozu tolere edebilmesine göre değişir. Laktaz enzimi normalde ince bağırsak hücreleri tarafından üretilir. Laktaz enzimi, laktozu daha küçük formları olan galaktoz ve glukoza parçalar. Laktoz intoleransı olan tüketicilerimize sade süt tüketimi yerine; laktaz enzimi kullanılanarak üretilmiş laktozsuz süt veya sütün bileşimindeki laktozun küçük formlara parçalandığı fermente süt ürünlerini (yoğurt,ayran, beyaz peynir vb.) tüketmeleri önerilmektedir.
Pınar Denge Laktozsuz Süt nedir?
Pınar Süt Fonksiyonel ürün grubunda yer alan Pınar Denge Laktozsuz Süt, laktozsuz özel formülü ile laktoz intolerant tüketicilerimize uygun olarak hazırlanmıştır. Laktoz intoleransı olan tüketicilerimiz, Pınar Denge Laktozsuz sütümüzü kolayca hazmedebilir ve süt gibi mucize bir besin kaynağından faydalanabilirler.
Pınar Denge Kalsiyum Süt nedir?
Kemiklerin ve dişlerin %99'u kalsiyumdan oluşur, kalsiyumun eksikliği kemiklerde zayıflamaya neden olur. Özellikle ülkemizde de yaygın olan kemik erimesi ve ileri yaşlarda kadınlarda görülen osteoporoza sebep olan kalsiyum eksikliğine karşı destek olmak amacıyla üretilen Pınar Denge Kalsiyum Süt, A, D ve E vitaminleriyle zenginleştirilmiştir. Pınar Denge Kalsiyum süt, kemik ve dişlerin gelişmesine ve kemik sağlığının korunmasına yardımcı olur. İçerdiği A vitamini, görüşü güçlendirmeye yardımcı olur; D vitamini vücut tarafından kalsiyumun emilmesine yardımcı olur; E vitamini de antioksidan etkiye sahiptir.
Pınar Denge Omega 3 Süt Nedir?
Omega-3, insan vücudunda üretilemeyen ve dışarından besinler yolu ile alınması gereken çoklu doymamış yağ asitleridir.

Pınar Süt Fonksiyonel ürün grubunda yer alan Pınar Denge Omega 3 Süt, Omega 3 yağ asitleriyle zenginleştirilmiş özel formülü sayesinde, vücudunuzun bağışıklık sistemini güçlendirir ve direncini artırır. Yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olur ayrıca, beynin yapı taşı olup hamilelik döneminde yeni doğan bebeklerin gelişimi için önemlidir.
Bebeklerin 6 aydan itibaren tüketebileceği Pınar Süt ürünleri nelerdir?
Pınar İlk Adım Devam Sütü
Anne sütünden sonra, doğru ve yeterli beslenmenin devam etmesi bebeklerin gelişimi için çok önemlidir. Pınar İlk Adım Devam Sütü uzman tavsiyeleri doğrultusunda ve 6. aydan itibaren bebek ve küçük çocukların gelişimine katkıda bulunacak vitamin ve mineralleri ile beslenme ihtiyaçları göz önünde bulundurularak geliştirilmiştir. Tarım Bakanlığı tarafından yayınlanan Devam Formülleri Tebliği’ne uygun olan İlk Adım Devam Sütü; içerdiği 13 vitamin ve 13 minarel ile çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimine yardımcı olur. Sofra şekeri ilavesizdir.Protein kaynağı olarak inek sütü kullanılmıştır.

Pınar İlk Adım Devam Sütü içerisindeki;

Çinko: Enerji metabolizmasında doku oluşumunda yardımcı faktör olabilir.
C Vitamini; kemik, kıkırdak ve dişlerin gelişimi ve yapılanmasında yardımcı olabilir.
B vitaminleri; Karbohidratlardan enerji sağlanmasında ve normal büyümeye yardımcı olabilir.
Enerji metabolizmasında doku oluşumunda yardımcı olabilir. Kan hücrelerinin oluşumuna yardımcı olabilir.
Demir, kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda yardımcı olabilir.
D vitamini, Kalsiyum ve Fosfor kemik ve dişlerin gelişimine yardımcı olabilir.

Türk Gıda Kodeks Devam Formüllerine göre İlkadım Devam Süt’ü aşağıdaki vitamin ve mineralleri içermektedir.

Mineraller: kalsiyum karbonat, çinko klorür, sodyum klorür, potasyum klorür, mangan sülfat, trikalsiyum fosfat, çinko sülfat, magnezyum oksit,bakır sülfat, demir-II-sülfat, potasyum iyodür, Sodyum Selenit, sodyum florür.
Vitaminler: C, niasin, E, pantotenik asit, B6, tiamin, A, riboflavin, folik asit, K, D, biotin, B12'dir.

Pınar Labne:
Hijyenik ortamda el değmeden üretilen Pınar Labne, kendine has bir lezzete sahiptir. Doktorunuza danışarak, 6.aydan itibaren bebeğinizin beslenmesinde kullanabilirsiniz.
  • Bebeklerin düzenli olarak mama yemeye 6. aydan sonra başladığı bilinmektedir,
  • Pastörize sütten en sağlıklı koşullarda üretilmektedir. %100 doğal ve katkısızdır.
  • Pınar Labne, tuz oranının uygunluğu, pütürsüz yapısı, mamaya kolay karışması ve nötr tadı sayesinde bebek tarafından kolayca kabul edilmekte ve anneye kolaylık sağlamaktadır.
  • Sindirimi kolaydır. Kıvamı ve nötr tadı bebekler için uygundur.
  • Zengin Protein ve Kalsiyum kaynağı olduğundan besleyicidir,
  • Şekersiz olduğundan bebekler için uygundur.
Pınar Et canlı hayvan ihtiyacını nasıl karşılıyor?
Pınar Et hammadde ihtiyacını Ege ve İç Anadolu Bölgeleri'nde sütünü topladığı süt üreticisinin yerli kültür ırkı, en kaliteli ve en değerli besi hayvanlarını alarak sertifikalı besicilik yapan kardeş şirket Çamlı Besicilik ve kendisine sözleşme ile bağlı çiftliklerdeki hayvanları alarak karşılamaktadır.Canlı Hindi ihtiyacının tamamını ise bir Yaşar Holding şirketi olan Çamlı Yem ve Besicilik A.Ş. nden temin etmekte; Çamlı Yem ve Besicilik A.Ş. ürettiği yumurta, civciv ve yemleri kullandırarak, kadrolu uzman veteriner hekimlerinin kontrol ve denetiminde, hijyen ve sağlık şartları en üst düzeyde sağlanmış kapalı kümeslerde sözleşmeli yetiştiricilik modeli ile yetiştirdiği hindileri Pınar Et'e teslim etmektedir.
Ürünlerinizde kullanılan etler İslami usullere göre kesilmiş, helal etler midir?
Helal kesim ile ilgili belgeleri düzenleme yetkisi Tarım Bakanlığına ve ona bağlı Tarım İl Müdürlüklerine verilmiştir. Ürünlerimizde kullanılan etler Allah'ın adını anarak (besmele çekerek) dinin belirlediği ilkeler doğrultusunda kesilmiş hayvanlardan elde edilmektedir.
Donuk et ürünleriniz koruyucu katkı maddesi içeriyor mu?
Donuk ürünlerimiz hiçbir koruyucu katkı maddesi içermemektedir. Bu gruptaki ürünlerimiz dondurularak korunduğundan, donuk zincir kırılmadan muhafaza edilmeleri son derece önemlidir.
Sucuk, salam ve sosislerinizde kullanılan katkı maddeleri insan sağlığına zararlı mıdır?
Ürünlerimizde sadece, Türk Gıda Kodeksi'nin izin verdiği katkı maddelerini, yine Kodeks’in izin verdiği ölçülerde kullanmaktayız. Bilimsel ve uzun çalışmalar sonucunda insan sağlığına zararlı olmadığı kanıtlanan katkı maddelerinin kullanımına Avrupa Birliği ilgili Direktiflerinde izin verilmekte, Türk Gıda Kodeksi de bu direktifler dikkate alınarak hazırlanmaktadır. Katkı maddeleri gıdaların üretiminde; teknolojik işlemlere yardımcı olma, raf ömrü süresince mikrobiyolojik bozulmayı önleme, besin değerini koruma, renk, görünüş, lezzet gibi duyusal özellikleri geliştirme gibi amaçlarla kullanılmaktadırlar. Kullanım miktarı; katkı maddesi kullanımındaki en önemli konuların başındadır. Pınar ürünlerinin tercih edilmesi, bu açıdan da önemlidir. Katkı maddeleri, Pınar ürünlerinde insan sağlığına uygun ve yasal mevzuatın öngördüğü miktarlarda kullanılmaktadır.
Sucuklarınızın içinde bulunduğu kılıflar insan sağlığına zararlı mıdır?
Sucuk portföyümüz içinde yer alan Pınar Kangal, doğal dana bağırsağına, diğer tüm sucuklarımız gıdaya uygun, endüstriyel üretim için özel olarak hazırlanmış kılıflara doldurulmaktadır. Gıdaya uygun endüstriyel kılıflar, sağlık açısından herhangi bir risk teşkil etmemekte olup, tüketicilerimize diledikleri taktirde gıdaya uygunluk sertifikaları beyan edilmektedir.
Pınar Et ürünleri hamileler tarafından tüketilebilir mi?
Ürünlerimiz, normal beslenme düzenine geçilmiş çocukluk çağlarından itibaren her yaş düzeyinde tüketilebilirler. Hamileler açısından da bir problem yoktur. Ancak beslenme açısından özen gösterilmesi gereken özel bir durumu veya rahatsızlığı olan kişilerin, doktorunun tavsiyelerine uyması önerilir.
Sucuk benzeri ürün ne demektir?
Türk Gıda Kodeksi Et Ürünleri Tebliği; sucukları, içerdikleri nem oranına ve asitlik düzeylerine göre, 'fermente sucuk' ve 'ısıl işlem görmüş sucuk benzeri et ürünü' olarak ikiye ayırmaktadır. Nem oranındaki ve asitlik düzeyindeki bu ayrım, sucuk üretim prosedüründeki farklı uygulamaların bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Fermente sucuklarda fermentasyon işlemi, asitlik pH 5,4 olacak şekilde, kurutma işlemi ise nem %40'ın altına düşünceye kadar devam eder. Isıl işlem görmüş sucuk benzeri et ürünlerinde ise, fermentasyon işlemine asitlik pH 5,8 oluncaya kadar devam edilir ve ısıl işlem uygulanarak fermentasyon sonlandırılır. Bu ürünlerde nem oranı %40'ın üzerindedir. Bu ürünlerin mikrobiyal güvenliği, belli bir noktaya kadar fermentasyonla yükselen asitlik ve ısıl işlemle sağlanır. Bu gruptaki ürünlerin etiketlerinde 'ısıl işlem görmüş sucuk benzeri et ürünü' yazması yasal bir zorunluluktur. Ne yazık ki ülkemizde bu yasal uygulamaya halen bazı üreticiler uymamakta, nemi %40'ın çok üzerinde ve neredeyse %50-55 oranında nem içeren,kurutulmamış ürünler etiketlerine "ısıl işlem görmüş sucuk benzeri et ürünü" ifadesi yazılmadan "sucuk" adıyla satılmakta ve tüketici aldatılmaktadır.
Sosis ve salamlarınız pişirilmiş mi, tekrar pişirmeye gerek var mı ?
Sosis ve salamlarımız, pastörizasyon sıcaklıklarında ısıl işlemden geçirilmekte olup, en fazla +4 oC'de muhafaza edildikleri ve ambalaj bütünlükleri korunduğu sürece raf ömrü sonuna kadar ilave bir ısıl işleme gerek olmadan tüketilebilirler. Tüketicilerimiz bu ürünleri, arzu ettikleri pişirme ve servis yöntemlerini kullanarak da tüketebilirler. Burada, zaman zaman bazı satış noktalarında muhafaza koşullarıyla ilgili olumsuzluklarla karşılaşılabildiğine dikkat çekmek isteriz.
Sucuk, salam gibi ürünlerinizin ambalajını açtıktan sonra ne kadar süre ve nasıl muhafaza etmeliyim?
Ambalaj atmosferi; sucuk, salam, sosis gibi et ürünleri için özel bir teknoloji ile oluşturulmuş olup, raf ömrü boyunca bu ürünleri koruyan en önemli faktörlerden biridir. Dolayısıyla ambalaj bütünlüğü bozulduktan sonra, etiketlerinde belirtilen son kullanma tarihi geçerliliğini yitirecektir. Bu durumda, uygun sıcaklıklarda (0oC ile 4oC arasında), uygun hijyenik koşullarda ve en kısa sürede (en fazla 3-4 gün) tüketilmeleri önerilir. Bu süre içinde tüketilemeyecek ürünler, uygun bir ambalaj malzemesine yerleştirilerek derin dondurucuda daha uzun süreler saklanabilirler. Ancak lezzete önem veren tüketicilerimize taze tüketmeye özen göstermeleri önerilir.
Market dolabındaki burgerlerinizde bloklaşma, karlanma ile karşılaştım, satın alıp tüketebilir miyim?
Donuk ürünler bireysel hızlı dondurma yöntemi (IQF) ile dondurulduktan sonra ambalajlanmaktadırlar; -18oC'de veya daha soğukta muhafaza edilmeleri gerekir. Aksi taktirde donuk zincir kırıldığından ürün çözünecek ve tekrar donduğunda da bloklaşma, karlanma, renkte koyulaşma gibi belirgin olumsuzluklar oluşacaktır. Bu durumdaki ürünlerin tüketilmesi lezzet açısından da uygun değildir. Bu ürünleri satın almayınız veya almış olduğunuz markete iade ediniz. Çözündürdüğünüz donuk ürünleri tekrar dondurmayınız.
Et ürününüzü aldım. Ambalajını açmadığım halde raf ömrü dolmadan küflendi. Nedeni ne olabilir?
Sosis, salam ve sucuk gibi et ürünlerinde ambalaj deformasyonu, bir süre sonra ürünün küflenmesine neden olabilmektedir. Ambalaj deformasyonu; ürünün taşınması, muhafazası, satışı gibi aşamalarda oluşabilmektedir. Ambalaj deformasyonları sonucunda oluşmuş gözle anlaşılamayacak kadar küçük delik, çatlak ve kırıklar dahi, zamanla küflenme gibi bozulmalarla karşılaşılmasına neden olmaktadır. Satın alma aşamasında ürün ambalajının ve içindeki ürünün tüketicilerimiz tarafından bu açıdan gözden geçirilmesinde fayda vardır.
Sosis, salam ve sucuğunuzu aldım, ambalajını açmadan sakladığım halde, tüketmek için açtığımda (raf ömrü dolmadan) kötü kokuyor?
Yukarıda da değinildiği gibi; sucuk, salam, sosis gibi et ürünleri +4oC'nin üzerindeki sıcaklıklarda muhafaza edilmemelidirler. Aksi taktirde ürünün raf ömrü, ürünün maruz kaldığı olumsuz muhafaza koşullarının şiddetine ve süresine bağlı olarak kısalacak ve bu tarz bozulmalarla karşılaşılabilinecektir.
Bu içeriği paylaşın;
 
 

Copyright 2016 Yaşar Holding A.Ş.

Gizlilik ve Kullanım Koşulları
 
Site by LuckyEye
 

PINAR İLETİŞİM MERKEZİ

444 76 27